👨‍🌾
Hakkımızda

Dede yadigârı üzüm bağımızın içinde, Badembükü sahilinde filizlenen minik bir hayal var:  Satsumania Village.
Toprağa yaslanan, doğayla uyumlu, küçük bir ekolojik köy.

Satsumania ile başlayan bir yolculuğun, zamanla bir yaşam fikrine, ardından da ekolojik bir köy hayaline dönüştüğü bir yer burası. Sakız Adası’nın karşısında rüzgârın yön verdiği, aceleye yer olmayan bir hayatın denemesi.

2020 yılında başlayan bu hayal, yalnızca bir konaklama fikri değildi. Satsumania Village, köyü bir araya getiren, paylaşımı ve dayanışmayı hatırlatan bir proje olarak doğdu. Gelenin misafir, gidenin hikâyesiyle ayrıldığı; toprağın, emeğin ve sohbetin ortak bir paydada buluştuğu bir yer olma niyetiyle…

Bizi diğer turizm tesislerinden ayıran nokta, köklerimizin Badembükü Ovası’ndan geliyor olması. Buradaki yaklaşım, sonradan kurgulanmış bir hizmet anlayışı değil; yıllardır bu topraklarda süregelen yaşam biçiminin doğal bir uzantısı. Misafirlerin gerçekten rahat edebilmesi için her şey, ticari bir refleksle değil, köylü aklıyla ve samimiyetle düşünülmüş durumda.

Burası sizin eviniz, kendinizi kendi evinizde gibi hissedin.
Bizim için misafirler, konaklayan insanlar değil; köyde yan yana yaşadığımız komşulardır.”

Misyonumuz

2020 yılında başlayan bu hayal, yalnızca bir konaklama fikri değildi. Satsumania Village, köyü bir araya getiren, paylaşımı ve dayanışmayı hatırlatan bir proje olarak doğdu. Gelenin misafir, gidenin hikâyesiyle ayrıldığı; toprağın, emeğin ve sohbetin ortak bir paydada buluştuğu bir yer olma niyetiyle…

Değerlerimiz

Satsumania Village’e gelen misafirleri, daha içeri adım attıkları anda atalarımızdan öğrendiğimiz Badembükü misafirperverliği karşılıyor.
Çünkü buraya gelen herkes, kısa süreli bir misafir değil; köyün bir parçası olarak görülür.

Bu proje,  köyümü kalkındırmak ve geliştirmek için aldığım bir yoldu. Kişisel bir hayalden çok, bu topraklara duyulan bir borcun ifadesiydi. İleride bir gün geriye dönüp baktıklarında; Ali Rıza’nın torunu, Kamıran’ın oğlu Alişan olarak, Badembükü Ovası’nda toprağa, köye ve insana dair küçük de olsa bir iz bırakabilmiş olmayı umut ediyorum.”

Alişan Özaydın